Müslüman Kardeşlerin Kurucusu: el-Benna

Teolog Hasan El Benna, küçük yaşlarından itibaren İslam eğitimi ve felsefesi üzerine yoğunlaşmıştır. Yükseköğrenimi için kadim şehir Kahire’ye yolculuk edip Küçük Ezher diye tanımlandırılan “Darululum’a” kaydolmuştur. Hasan El Benna, Kahire’de geçirdiği yılların ardından İngiliz sömürgeciliğine karşı yaşadığı iç huzursuzluğu kıraathanelerde, halk meclislerinde, alimler meclisinde sık sık dile getirmiştir. Mahmûdiye ve Demenhûr’dan sonra Kahire’de geçirdiği yıllar, Hasan el-Bennâ’ya Mısır toplumunun ve İslâm dünyasının içine düştüğü durum hususunda belli bir hükme varma imkânı kazandırmıştır. İngiliz sömürgesi ve Mısır Devleti’ni endişelendiren el- Benna, merkez kadim Kahire’den İsmailiyye şehrine tayin edilmiştir. El-Benna, Kahire’deki çalışmaları esnasında İhvan-ı Müslimin’in çekirdeğini oluşturmuştu. Ezher Üniversitesi’nin şeyhleri ve alimlerini kendi davasına yoldaş etmeyi başarmıştı. (İslam Ansiklopedisi, 1997) İsmailiyye şehrinde bir mescit ve camiyi hizmete kısa sürede sokan el-Benna, dini tabanlı eğitim hareketinin Ortadoğu levhasındaki en önemli temsilcilerinden biri sayılmaktadır. Benna’nın öğrencilerinden Seyyid Kutub’un politik-ahlakı ön planda tutması ve meşru olan tek yönetim şeklinin şeriat olduğunu savunması, el-Benna’nın fikirlerinden görece farklıdır. El-Benna’nın kurduğu İhvan-ı Müslimin* hareketi dini tabanlı eğitim hareketiyken, Seyyid Kutub önderliğindeki hareket daha fazla politik ihtiras taşımaktadır. “Hakimiyet Allah’ındır” argümanı ile yola çıkan Kutub, sürgünde ve hapisteyken birçok kitap yazmıştır ve bu kitapların çoğunda – belki de hepsinde- devrim güzellemesi ustaca yapılır. Denebilir ki; Seyyid Kutub ve Arap Nasyonal Sosyalist subayları arasındaki ilişkiler ilk etapta dostanedir hatta Hür Subaylar Hareketi toplantıları bizzat Seyyid Kutub’un evinde düzenlenmektedir. 26 Ekim 1954’te Cemal Abdünnâsır’a karşı girişilen başarısız suikasttan sorumlu tutulan İhvân-ı Müslimîn örgütü yöneticileriyle birlikte Seyyid Kutub da tutuklandı ve on beş yıl hapse mahkûm edildi. Kahire’de hapiste bulunduğu süre içerisinde Fî Ẓılâli’l-Ḳurʾân adlı tefsiri üzerinde çalışmaya devam etti. Hapishane şartlarında sağlığı iyice bozulan Seyyid Kutub cezasının on yıllık kısmını çektikten sonra Irak Devlet Başkanı Abdüsselâm Ârif’in girişimiyle Mayıs 1964’te tahliye edildi. Hapisten çıkınca çok tartışılan kitabı Meʿâlim fi’ṭ-ṭarîḳ’ı yazdı. Bu eserinde savunduğu görüşleri ve bir grup İhvân-ı Müslimîn mensubuyla birlikte teşkilâtı yeniden canlandırma faaliyetlerine katılması yüzünden 9 Ağustos 1965’te tekrar tutuklandı. Uzun süren yargılama sonunda idam cezasına çarptırıldı ve 29 Ağustos 1966’da cezası infaz edildi; cesedi bilinmeyen bir yere gömüldü. İdamı bütün İslâm dünyasında tepkiyle karşılandı.

İhvan-ı Müslimin Cemaati, 3 Haziran 2013’te iktidardan indirildikten sonra şiddete başvurdu. Siyasi rotayı düzeltmek ve iktidarda başarısızlığa yol açan durumları masaya yatırmak amacıyla görevden alınmalarının gerçek sebeplerini incelemek yerine mevcut iktidara karşı silahlı şiddete yöneldi; sivilleri öldürmek suretiyle terör suçları işledi, destekçilerini çarpışmalara yol açan gösterilerde bir araya getirdi, üniversiteleri işlemez hale getiren tutumlar sergiledi, iktidardaki rejime muhalif olan Uluslararası İhvan-ı Müslimin örgütünü devreye sokarak krizler ve muhalif hareketler yarattı, kendilerinin meşru olduğu iddiasıyla 3 Haziran 2014 seçimlerinin sonuçlarını tanımadı. (Şarkul Avsat)

İhvan-ı Müslimin: Müslüman Kardeşler

One thought on “Müslüman Kardeşlerin Kurucusu: el-Benna

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: