Liderlik ve Star Sistemi

Günümüzde gerek ülkemizde gerek dünyada liderler siyasetin en önemli etkenidir. “Çaha, Toprak ve Dalmış’ ın 1996’ da Kırıkkale il merkezinde parti üyelerine yönelik yaptıkları bir araştırmada, neden üyesi oldukları partiyi seçtikleri sorusuna aldıkları yanıtlar şöyledir: Lider nedeniyle %21.3, siyasi görüşü nedeniyle %18.2, ideolojisi nedeniyle %18.2, kadrosu nedeniyle %14.5, hedefleri nedeniyle %14.1, çalışma programı nedeniyle %10.8, dini görüşü nedeniyle %6,8.  Bu araştırma Türkiye’ de parti kimliği ve oy verme arasındaki ilişkiye açıklık getirmektedir.”(Yıldız, 2002:84)

Liderin ön plana çıkması kitle iletişim araştırmalarındaki temsil oranıyla da doğru orantılıdır. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından 18 Nisan 1999 seçimleri öncesi dönem için yapılan bir başka araştırma ise göstermektedir ki; “ televizyonlarda parti liderinin %52 (lider eşi ve ailesinin %2 oranı da sonuca dahil edilmelidir), partinin ise %2 oranında; yazılı basında lider ve ailesinin %32, partinin ise %26 oranında temsil edildiği görülmektedir.(Yıldız, 2002:84-85)

Bu sonuçlar göstermektedir ki ülkemizde medya lideri ön plana çıkaran bir söylem kullanmakta ve lider merkezli siyasete uygun bir anlayış sürdürmektedirler. A.B.D’ de 1950’ lere kadar siyasal sistemde ideolojiler cumhuriyetçi, liberal ya da muhafazakar sözcükleriyle; ülkemizde ise 1990’ lara kadar sağcı, solcu sözcükleri ile tanımlanmıştır. Bu tanımlama sözcüklerinden vazgeçilmesi ise kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ve partilerin –danışmanlar tarafından yaratılan liderlere ve imajlara- yer vermesine denk gelir. Ülkemizde lider odaklı siyasetin ön planda olmasının diğer nedenleri olarak ise partilerin benzerliği ve kurumsallaşamama krizi, parti içi demokrasi sorunu ve medya ile birlikte gelen star sistemi sıralanabilir.(Yıldız, 2002:85-94)

“Yıldız” (star) kavramı temelini gösteri ve görsellik kavramlarından almaktadır. Eğlence, gösteri ve siyaset arasındaki örtüşme Baudrillard tarafından 16. ve 17. yüzyıla kadar geriye gitmektedir. Bu süreçte politikanın kendisi bir gösteriye dönüşmüştür. Bugün ise siyaset kitle iletişim araçları aracılığıyla gösterinin egemenliği altındadır.

Liderlerin özel yaşamları ve yakın çevreleriyle ilişkileri bir gösteriye dönüştüğünde ticari ürünlerin değişim eğrilerindeki gibi; seçimler de imaj ya da oy verme eğilimi eğrilerinde yer alan birer noktadır.

Bir başka deyişle siyasal aktör iktidarı ele geçirmek için medyanın yıldızlaştırma sürecine dahil olur. Dolayısıyla kitle iletişim araçlarının stratejik olarak kullanılması ve yıldız sisteminin işleyişi (lider imaj çalışmaları) oy verme davranışının yönlendirilmesinde etkilidir.(Yıldız, 2002:97-100)

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: