Kadıköy’den Saadet Partisi Adayı Olarak Çıkartılmak

  • Özgürlüğümüz için tek yol vardır: Kendi aramızdaki tüm fikri – siyasi ayrılıkları bir tarafa bırakıp, bizi sömüren düşmana karşı birleşmek.

– Malcolm X

Saygıdeğer okuyucu, yaklaşan yerel seçimler neticesiyle, partilerin, seçim pankartlarını bir tek kulağımızın arkasına asmadıkları kaldı. Lakin ürpermeden edemiyorum, ya oraya da asarlarsa diye. Öylesine itici bir hâl almaya başladı ki bu durum, adeta bir köşeyi pankartsız halde bulsak, bir şeylerin olması gerekenden yanlış şekilde ilerlediği hissiyatına kapılıyoruz.

Pankartlar, yaşadığımız şehrin habitatına hızla uyum sağlamış haldeler. Yaşlı başlı insanlar “koltuk sevdası” uğruna yaşlarına ve bulundukları şehrin doğal güzelliklerini yok sayma pahasına adeta köşe kapmaca oynuyorlar. Ve yine yaşları ile görgüsüzlüklerine aldanmadan farklı partilerin pankartları üstüne pankart asıyorlar. Onca emekle dizayn edilen pankartları bir hışımla parçalıyorlar. Kim bilir belki de hiç emek harcamıyorlardır bir pankartı oluşturabilmek için. Belki de seçim pankartlarına ayrılan bütçe bir tek bizim ilgimizi çekiyordur. Olabilir de olabilir…

Yine geçtiğimiz günlerde İstanbul’un Kadıköy ilçesindeyken var olan trafikten mütevellit, her konuya ilgiyle yaklaşan emekli vatandaş edasıyla, seçim pankartlarını bol bol inceleyebilme fırsatım oldu. Neredeyse bütün partilerin adaylarının resimleri sırasıyla; duvarlarda, duraklarda, iki ağaca iple gerilmiş halde, “herkesin kullandığı toplu taşımalarda”, asfaltta ve hatta camilerin minaresinde yer alıyordu! Dikkatimi çeken diğer bir unsur da hiç şüphesiz, Saadet Partisi gibi yelpazenin sağında bulunan radikal bir Parti’nin, CHP’nin sarsılmaz kalesi olarak bilinen Kadıköy’den aday çıkartmış olmasıydı. Saadet Partisi’nin Kadıköy’den aday çıkartmasının bir çok sebebi olabilir fakat bana kalırsa en önemlisi, seçim çalışmaları boyunca kimseyle ittifak halinde olmadıklarını belirtmelerinden ve bunda inandırıcı olmayı istemelerinden ötürü olsa gerek. Ben de vakit kaybetmeden internet üzerinden kısa bir araştırmada bulundum ve bu araştırmalar neticesinde , Saadet Partisi’nin bir önceki yerel seçimler de Kadıköy’den % 0.46 oranında oy aldığını öğrendim. Bu oranda hemen hemen 1.600 seçmene denk geliyor desek yanılmayız. 2014 Yerel Seçimlerinde CHP’nin oranı ise %72 ! Bu demek oluyor ki 2019 Yerel seçimlerinde İktidar partisi de dahil olmak üzere hiç bir partinin Kadıköy’de şansı yok. Peki bu kadar umutsuz bir vaka karşısında, yüzde 0.46’lık bir potansiyele sahip olan Saadet Partisi ne diye Kadıköy’den aday çıkartmak ister? %0.46’lık oy oranları ile kendileri gibi yelpazenin sağında bulunan iktidar partisinin oy oranına demir yumruk mu indirmek istiyor? İşin açıkçası anlamış değilim. Anlamakta istemiyorum. Pekala her parti gibi Saadet Partisi’ de İstanbul’un her beldesinde aday çıkarabilir, bu bütün diğer partiler gibi Saadet Partisi’nin de en doğal hakkı. Fakat söylenilmesi gereken acı bir gerçekte şu ki Eğer Saadet Partisi’nin Kadıköy adayı, kendi memleketinde muhtar olmak isteseydi, %0.46’lık bir başarıdan daha iyisine imza atabilirdi. %0.46’lık muazzam bir beklentinin yanında her yere asılan seçim pankartlarıysa işin cabası oluyor haliyle. Seçim çalışmaları kapsamında vatandaşlara yapılacak en yararlı iyilik seçime yönelik pankartlara bir sınırlandırılmanın getirilmesi olacaktır. Ve partilerin vatandaşlara yapacakları en etkili iyilikse, kazanamayacaklarını bildikleri beldelere bel bağlayıp “koltuk sevdası” uğruna sokakları ve tabiatı yok saymamak olacaktır!

Politikacılar dünyanın her yerinde aynıdır, bir köprü yapma sözü verirler ama ortada bir ırmak bile yoktur.” -Nikita Kruşçev

Ramazan Dengiz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: