Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’tan AKP’ye jet yanıt, “Zalimler için yaşasın cehennem…”

Yeni Akit Gazetesi’nin güçlü figürlerinden Abdurrahman Dilipak, adeta gündemden inmiyor.

Eski gazeteci-kısmen komplocu Abdurrahman Dilipak’ın, İstanbul Sözleşmesi’ni savunanlara açık açık “fahişe” demesi çok konuşulmuştu. Bu çıkışıyla sağ ve ılımlı muhafazakarların desteğini alacağını düşünen Dilipak, eldeki bulgurdan oldu desek eğreti durmaz. Nitekim, İstanbul Sözleşmesi karşıtlığıyla tanınan KADEM oluşumu bile, artık bu sözleşmenin gerekliliğini savunur hale gelmişti.

Kadın cinayetleri artıyor. Kadına şiddet haberleri her gün geliyor. Yeni Akit Gazetesi’nde, hala gündem oluşturma vasfına sahip, Abdurrahman Dilipak ise, söyledikleriyle eleştirilerin odağında yer alıyor. Paylaşımlarıyla bazen her iki kesiminde tepkilerine neden oluyor. 

Abdurrahman Dilipak’ı AK Parti ile davalık hale getiren 27 Temmuz tarihli, “AKP’nin papatyaları” başlıklı köşe yazınında, AK Parti içindeki yapılanmayı yalan-yanlış, belki sadece iddialara dayalı halde ortaya atması, belki yalanı gerçekmiş gibi yansıtması başına bela olmuştu.

AK Parti için, “AK Parti içindeki AKP’liler konuşuyor, AK Partililer susuyor. AKP’liler terfi etti zenginleşti, itibar sahibi oldular. Kaymağı onlar yiyor, parayı onlar veriyor. Camiye, okula, yurda parayı veren de onlar. Eee, parayı veren düdüğü çalıyor. Kem alat ile kemalat olmuyor. Haram para ile hayır olmayacağı gibi.” ifadelerini kullanan Dilipak, alelade AKP yetkililerinin “harama” bulaştığını, yani “hırsızlıkla” hemhal olunduğunu söylüyor.

İşte Dilipak’ın 27 Temmuz tarihli “AKP’nin papatyaları” başlıklı makalesinden önemli kesitler,

“AB fonları ile semirenlerin sesleri nasıl inceldi, eskiden ter kokuyorlardı, şimdi parfüm kokuyorlar. Bodrum katlarında rutubet kokan derneklerden çıkıp plazalara taşındılar.”

“Ve AK Parti. Büyük hayaller ve umutlarla çıkıldı yola. Bugün gelinen noktada neleri konuşuyoruz. Bakın, değil Ayasofya’yı açmak, Kıbrıs’ın tamamını da alsanız, Ege adalarını da alsanız, bu fitneyi durdurmadığınız takdirde büyüyen öfke ufkunuzu karartacaktır. Aile kaybedildikten sonra onun yerine koyabileceğiniz bir şey yok. Bakın Mescid-i Aksa’yı açsanız da bir şey değişmez.”

İstanbul Sözleşmesi hakkında, “Açık iyi edersiniz de, helak kapılarını çaldığında Lut kavminin başında bir peygamber vardı ve mabed açıktı. Bugünkü başımızın belası aile ve aileyi tehdit eden fahşa! Bu sözleşmeler de bununla ilgili.”

Dilipak’ın belgeye dayanmayan komplo vari makalesi sadece AKP içinde değil, Türk basınında gündem olmuş, tarafsız, her iki kesimde yılların gazetecisi Dilipak’ın meslek etiğini görmezden gelip, 48 ülkenin imzaladığı bir sözleşmeyi, yani İstanbul Sözleşmesi’ni ve onu savunanları fahişelikle suçlamıştı. Sadece bu da değil. Abdurrahman Dilipak, açık açık AKP içindekilerin AB fonlarıyla zenginliklerine zenginlik kattığını iddia ediyor.

AKP ise Abdurrahman Dilipak’ın belge ve kanıt göstermekten uzak bu makalesi için dava açılacağını açıkladı.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in, “Dilipak’ın bu mesnetsiz sözleri karşılıksız kalmayacak.” şeklinde dava duyurusunda bulunmasının ilk saatlerinde Yeni Akit Gazetesi’nin televizyon kanalındaki canlı yayına bağlanan Dilipak, “Dava bana değil, AKP’nin kurucu zihniyetine açılıyor” demişti.

Bugün, Abdurrahman Dilipak yine çok konuşulacak bir köşe yazısı kaleme aldı.

“Hutame nedir bilir misiniz?” başlıklı köşe yazınında, bu kez AKP’nin yandaşlarını devlet yapılanmasına dahil ettiği, yani kadrolaştırdığı iddiası göze çarpıyor. AKP-Dilipak savaşının nasıl sonuçlanacağını zaman gösterecek. 

İşte Dilipak’ın son makalesinden satır başlıkları;

“Bakın bu “kadro” dedikleri sapıklara güvenmeyin. Bunlar çıkarları için herkesi satarlar. Yalan söylerler, iftira ederler.. Bu kargaları besleyenler gözlerini sakınsınlar. Allah bunları onları örgütleyenlerin başına bela eder. Onlar kazdıkları kuyuya düşerler. Bu işler böyledir.”

“Dün olduğu gibi bugün ve gelecekte kadrolaşma adına kamu makamlarını yandaşlarına peşkeş çekenler farklı kimliklere sahip olsalar da aslında onlar zihniyet ikizi tek bir millettirler.”

“Zalimler, cahiller, inkârcılar, müşrikler, münafıklar, müstekbirler, mürtefinler düşünsünler bu yolun sonu nereye varır diye. Düşünsünler ve çok geç olmadan tövbe edip geri dönsünler. Yoksa yolun sonu belli: Zalimler için yaşasın cehennem. Benden söylemesi. Selam ve dua ile.”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s