Öngörü: Coronavirüs, nargile sektörünün sonu olabilir

Coronavirüs hakkında 7 şubat tarihinde kaleme aldığım analizin üzerinden sadece 29 gün geçti,

ve o yazı da geçen çoğu varsayım artık hükmünü yitirmiş durumda. 

bir kere ölü sayısı 15 kat arttı. (7 şubat’ta ölü sayısı 260’ken, bu rakam 8 mart’ta 3.600’e çıktı)

-Çin anakarasında virüs bazlı ölü sayısı 7 şubat tarihinde 210’ken bu rakam 8 martta 3.100’ü gördü-

Çin dışında İtalya’da 200, İran’da 150, ABD’de 15 kişi öldü

Dünya genelinde virüsten ötürü 3.600 kişi öldü

Yine dünya genelinde; turizm, tekstil, sanayi ve hizmet sektörü hiç olmadığı kadar olumsuz etkilendi, etkilenmeye de devam ediyor. 

İnsanlar gönül rahatlığıyla seyahat etmeyi bıraktılar, artık eskisi gibi rahatça kalabalığa girmiyorlar ve bunda haklı sayılırlar

Ortadoğu, Kafkasya, Rusya, Amerika Kıtası, Asya ve Kıta Avrupası… Her yerde durum aynı. Tabii Türkiye’de virüsten nasibini aldı

Örneğin salgından önce 10 liraya satılan maske kutusu şimdi 150  liraya fırlamış

Eczacıya soruyorlar “fiyatlar neden bu kadar yükseldi” diye, eczacı da durur mu, başlıyor 50 yıllık esnaflar gibi mavra sıkmaya ;

bunu söylemeye utanıyorum ama bana 140 liraya geliyor” 

Bir başkası da 130 liraya satıyor ve o da “söylemeye utanıyorum” diyor “bana 120 liraya geliyor” diyor

Gerçi bana sorarsanız hiç şaşırmadım. “fırsatçılık” bizim milletin genetiğine pelesenk olmuş. Bunu havalimanı saldırısında hayatının şokunu yaşayan yolculara yüksek fiyat çeken taksicilerde görmedik mi? Sadece taksiciler değil tabii

Memlekette patates stokçuları var, 

Saadet zinciri yalancıları var, 

Yağmur yağdığında ortaya çıkan şemsiyeciler var,

Jet fadıl mitosu var vs. uzar gider bu liste…

Uzun lafın kısası biz millet olarak fırsat kollamayı pek seviyoruz. Düşene bir tekme atmayı dört gözle bekliyoruz.

    Akademisyenlere yaratıcı konu tavsiyesi 

Toplumbilimi üzerine çalışan akademisyenleri “müslüman memleketlerde fırsatçılık ölçeği” araştırmasını yapmaya davet ediyorum. Birer toplumbilimci olarak, müslüman ülkelerin toplum gerçeğini yansıtma fırsatına erişebilirsiniz. Bir düşünün derim. Dünyanın dört bir yanındaki meslektaşlarınız makalenizden alıntılar yapacak, meslekte öncü olmanız, yeni bir açılımda bulunmanız sizin için kötü mü olur?. Neyse (bu konu tabii ki yatırım tavsiyesi değildir), maske gerçeğiyle daha fazla canınızı sıkmayayım

“Baklava ve Tatlı Üreticileri Derneği, Eminönü’de hayrına baklava dağıtınca izdiham yaşandı, olay da ölen ya da yaralanan olmadı.”

Virüsün etkili olduğu bir başka bölge, ne yazık ki Ortadoğu

Bir varil petrol 41 dolara düştü. OPEC ülkeleri, bu acımasız  düşüşün önünü almak için üretimi sınırlandırmaya çalışıyor fakat ne fayda eder ki? Bu gidişle bir varil petrol, tıpkı 1990’larda olduğu gibi 20 dolara düşecek (yatırım tavsiyesi değildir). Olmaz olmaz deme olmaz olmaz. Bir ay içerisinde 15 kat daha fazla öldürücü olabilen bu virüs, petrolü değersizleştirmeye devam edebilir, bu da pekala ihtimal dahilinde. 

Lakin virüs sadece petrolü değersizleştirmiyor. Turizmden büyük kazanımlar elde eden ülkeler de derinden etkileniyor. 

Kalabalığın her türlüsü sağlıklı bulunmadığı için Suudi Arabistan gibi ülkeler kara kara düşünmeye başlamış vaziyette.

Suudi Arabistan hükümeti 6 marttan itibaren kutsal topraklara giriş çıkışı yasakladı. Geçmişteki MERS salgınından ötürü ağızları bir kere yanınca yoğurdu üfleyerek yiyorlar. Geçmişten ders çıkarmışlar, ne güzel. 

Suudi hükümetinin bu tarz karar almasını mantıklı buldum lakin İran’da coronavirüsü önlemek için halkı meydanlara namaz kılmaya çağıran mollayı bir türlü anlayamadım. 

Virüsten korunmak için türbe korkuluklarını yalayan İranlıları anlayamadım. Olacak iş değil. Doğal seçilim dedikleri şey bu olsa gerek.

Öte yandan petrol fiyatının ani düşüşü, en çok; eğitimde atılım üstüne atılım gerçekleştiren Endonezya’yı olumsuz etkiledi. 

Endonezya hükümeti, Çin gibi yüksek enerji bağımlısı bir ülkeye petrol ihraç ediyordu ve buradan gelen paralarla ülkedeki eğitim sistemini restore etmeye çalışıyordu. 

Çin’de virüsten ötürü imalathanelerin işlevsizleşmeye başlaması ve petrole olan ihtiyacın azalmasının ardından Endonezya, en güçlü müşterisini kaybetmiş oldu. Bu sebeple eğitim revizyonu yarıda kaldı.

Son olarak, bütün bu olanlardan nargile sektörünün etkilenmeyeceğini iddia eden varsa gitsin Brezilya’daki “dünyanın düz olduğunu savunanlar” cemiyetine katılsın ne diyeyim. Binlerce kişinin soluduğu ve hiç hijyenik olmayan nargileleri bir süreliğine sağlığınız için bırakın derim. 

Brezilya'da 11 milyon kişi "Dünya'nın düz olduğunu" savunuyor. Dünyanın düz olduğunu savunanlar cemiyeti, konu hakkında akademik araştırmalar yaparak varsayımını güçlendirmeye çalışıyor.

dipnot: Brezilya'da 16 milyon kişi okuma-yazma bilmiyor
Brezilya’da 11 milyon kişi “Dünya’nın düz olduğunu” savunuyor. Dünyanın düz olduğunu savunanlar cemiyeti, konu hakkında akademik araştırmalar yaparak varsayımını güçlendirmeye çalışıyor.

dipnot: Brezilya’da 16 milyon kişi okuma-yazma bilmiyor

ha bu arada hazır nargileyi bırakmışken babet çorabı da bırakın; 

bir de ömrünüzde ilk defa gördüğünüz insanlara “kardeşim” demeyi de bırakın, lütfen

Kardeşim nasılsın? İyisin inşallah?” -Erzin Soylu “Nargilenin ve babet çorabın modern atası”

sevgiler

One comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s