Çin’in Sovyet Kaderi

Tarih okumaları toplumlar için kritik bir öneme sahiptir. Okunacak ve okutulacak tarih konjonktüre göre belirlenmediği sürece çoğu zaman gelecekle ilgili önemli ipuçları verir.Hele ki ekonomik okuma yapılacaksa ve gelecek beklentisi ortaya konacaksa dönemsel istatistiki verilerle birlikte en önemli yardımcı tarih sayfalarıdır. Bu bağlamda “Çin’in Sovyet Kaderi” derken aslında günümüz Çin Ekonomisine tarihsel bir okuma yaparak bakılmaya çalışılacak.

Çin ekonomisinin yükselişine bakacak olursak tarihi yetmişli yılların ortasına kadar uzatmamız gerekir. Mao Zedong’un ölümünün ardından Çin Hükumeti bir karar vermek zorundaydı. Ya iç piyasa koşulları ve içe büyümeyi sürdürecek ki bu karar verilseydi sonucun ne olacağını çok değil 15 yıl sonra Sovyetler gösterdi ya da ipleri devletin elinde olan çarpık bir kapitalizm modeline geçilecekti. Mao Zedong’un ölümü ile 1976 yılında yüzde 1,5 küçülen Çin Ekonomisi, bu tarihten itibaren bir daha asla eksi değere düşmedi. Halihazırda nüfus artış hızı ve üretim kapasitesi baz alındığında yüzde 7nin altında büyüdüğü her yıl hanesine eksi yazan Çin Ekonomisi, sınırlı da olsa devlet kapitalizminin meyvelerini 2000lerin başında almaya başladı. Hu Jintao’nun Çin Komünist Parti’nin başına haliyle devletin başına geçmesiyle birlikte Çin atılımlarını hızlandırdı. 2003 yılında Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olan ve hızlanan ekonomi ile Dünya’nın en büyük 2. ekonomisi haline gelen Çin Hu’nun görevi bıraktığı 2012 yılına kadar uzay atılımlarından sanayi-imalat sanayisine tarımdan eğitim sistemine kadar birçok alanda köklü yatırımlar yaptı ve değişimlere gitti.

2012’de görevi devralan  Xi Jinping de  devlet kapitalizmine inanan milliyetçi bir Çin Komünistiydi. Her sıfatı kendinde barındıran Xi göreve geldiği ilk yıllarda sanayi yatırımları ve teknoloji transferleriyle ekonomisini bambaşka bir seviyeye taşıyacağının sinyalini verdi. Çin pazarına girmek isteyen bütün teknoloji firmalarına, teknoloji transferini zorunlu hale getiren Xi ve ekibi buradan gelen Know-How ile de sanayi-imalat sanayiye tarihte görülmemiş yatırımlar yapmaya başladı. Üreticilere verilen teşvikler ile hemen her küçük işletmeyi birer imalathaneye çeviren Çin Ekonomisi, Dünya’nın fabrikası haline geldi. Ekonominin %49 unu imalat sanayinin oluşturduğu ve bu sektörü Dünya’nın en fazla tarım ürünü üreten-tüketen ülkesi olarak tarım sektörü , sadece 2010 – 2015 arasındaki inşaat yatırımı ile bütün 20.yy ABD inşaat sektöründen daha fazla üretim yapan inşaat sektörü ve Dünya çelik üretiminin % 45 ini karşılayarak en fazla çelik üreten ülke olarak çelik sektörü izlemektedir. Neredeyse tüm verilerde lider olan çok nadir ikinciliği kabullenen Çin Ekonomisi nasıl oldu da bugüne kadar yaklaşık 3000 vatandaşının hayatını kaybettiği bir virüsten bu denli etkilendi?

Bu durumu anlamak için sizi 20. yüzyılın 2. yarısına götüreceğim. Sovyetler Birliği’nin altın yıllarını yaşadığı, uzay atılımlarıyla yeni dünyanın lokomotifi olacağına kesin gözüyle bakılan çalışan-üreten-besleyen güçlü Sovyet Ekonomisi. Peki nasıl oldu da Nobel Ödüllü ekonomist Paul Samuelson’un bile öngördüğü şekilde bir ihtimal 1984’te, fakat büyük ihtimalle 1997’ye kadar Sovyet ulusal gelirinin Birleşik Devletleri geçeceği öngörüsü yerle bir oldu ve bu durum ülkeyi dağılmaya kadar götürdü. Kısaca basite indirgeyecek olursak dağılan Çarlık Rusya’sından sonra başa gelen Bolşevikler, ekonomik büyümenin tarımın besleyeceği bir sanayi büyümesi olacağına inanmaktaydı. Özellikle Stalin Ekonomisi olarak adlandırılan 1925-1950 dönemi ekonomi anlayışı köylüye yüklenen yüksek iş sorumluluğu ile sanayi-imalatının hiç durmadan üretmesi tarımdan elde edilen gelirin tamamının sanayiye aktarılması ve bunun neticesinde stok birikimi ile refaha ulaşacak devlet anlayışı. Bu anlayış insani değerleri çokça tartışılacak ve açlıktan ölen yüz binlerce insandan bahsetme zorunluluğu getirse de gerçekten de 1928-60 yılları arasında her yıl %6 lık bir ekonomik büyüme getirdi. Öyle ki bu büyüme devrin gördüğü en hacimli büyümeydi. Fakat bu büyüme gelecek teknolojilerden daha çok çağın ve çağın gerisinin teknolojilerine dayanmakta, köylüleri öldüresiye çalıştırmakta ve bununla beraber onları işe teşvik edecek bir ücret ödememekte idi. Nitekim Stalin teşvikler olmadan büyümenin sürdürülebilir olmadığını anladı bazı bölgelere verimliliği arttırma karşılığında yiyecek yardımı yapılacağını duyurdu. Bu durum Sovyetler’in “teşviksiz çalışacak yoldaş kadınlar yoldaş erkekler” ideasından da vazgeçtiği anlamına geliyordu. Nitekim bu teşvikler de Sovyet Ekonomisini kurtarmaya yetmedi. Sürekli üreten devasa ekonomi yerle bir oldu. Üretim durdu ve ülke oligartlara teslim edilmek zorunda kaldı.

Bu durumu açıklamak için birkaç noktaya bakmak gerekmekte. İlki bu denli üretimin nasıl iflasla sonuçlandığı. Kısaca açıklamak gerekirse, iç piyasada eritme imkanı olmayan bu üretim fazlaları ekonomide kambura yol açtı. Üretilen her birim malın arz yönünün iyi hesaplandığı fakat talep yönünün eksik kaldığı bir ekonomik model oldu. Buna ek olarak üretimde yaşanan sıkıntıların örneğin köylü-işçi adaletsizliğinin üretim yönüne olan olumsuzlukları gözardı edildi ve sonuçta teşvikler de buna çözüm olmadı. Ama bana göre en önemli nokta, 60larda yaşanan güçlü teknolojik atılımın dönemin teknolojisi ile sınırlı kalıp üretim teknolojisinin ileriye doğru taşınamaması oldu. Uzay yatırımları ve nükleer ile ekonomisinde gedikler açan Sovyetler üretim teknolojisinde işgücüne bağımlı kaldı ve üretkenliğini kaybetti. Daha birçok neden sıralayabiliriz fakat Çin ile bağdaştıracağım noktalar açısından yeterli olacağını düşünüyorum. Günümüz Çin Ekonomisine dönersek, tıpkı Sovyetler hakkında oluşan öngörüler gibi Çin Ekonomisi için de birçok öngörü mevcuttu ve çoğu olumlu yöndeydi. Ta ki bir virüsün gelip tüm ekonomiyi mahfedene dek. Çin, Sovyetlerden farklı olarak teknolojinin üretimdeki yerini çok iyi okumuş ve onların yaptığı hataları görmüş bir devlet. Fakat o dönemin teknolojisinin önemini günümüzde inovasyon, marka yaratımı, yazılım gibi ileri ekonomik belirleyiciler almıştır. Hiç kuşku yok ki Çin Dünya’nın fabrikası fakat bu fabrika çoğu zaman başkası için üretiyor. Otomotiv, yazılım, uzay teknolojileri gibi know-how ı yüksek olan alanlarda yok denecek kadar azlar. Teknoloji transferi ile yaratabildiği birkaç telefon markası dışında markalaşma yok denecek kadar az. Tekstil,tarım gibi alanlarda da üretimin fazlalığı yaratıcılıktan ve markalaşmadan çok fason üretim üzerine temelli. Bununla birlikte Çin Hükümeti’nin son açıkladığı rakamlara göre ülkedeki yoksul sayısı 700.000.000 ve yoksul olarak sayılmayan insanların çoğunluğu da refah seviyesinin oldukça altında yaşamakta. Üretim teşvikleri işletmeleri cesaretlendirse de işçileri teşvik edecek neden sayısı yok denecek kadar az. Öyle ki “Çin Kültürü Bu Ne Yapalım” denen ve vahşi hayvan yenmesini normalleştiren anlayışın aksine bu durumun yoksulluktan kaynaklandığını düşünmek hiç de mantıksız değil. Sonuç olarak yaklaşık nüfusun milyonda ikisinin ölümüne sebebiyet veren bir virüs ( ki normal grip vakalarının yıllık nüfusa bölündüğü takdirde ölümle sonuçlanma oranı milyonda 6 dır ) koca ekonomiyi durdurabilmekte. Üretim kapasitenin %60 ını atıl hale getirebilen ve sipariş eksikliği ( talep eksikliği ) nedeniyle bu denli etkilenen ekonomiyi Sovyet Ekonomisi’ne az da olsa benzetmek hiç de abes olmayacak. Başkası için üreten, markalaşmaktan ve yaratıcılıktan uzak sadece sanayi çarkını çeviren bir ekonominin sonu 30 sene önce ne olduysa muhtemelen 30 sene sonra aynısı olacaktır.

Ahmet Coşkun

dipnot: Aynı içeriğe, Ahmet Coşkun’un şahsi wordpress hesabı üzerinden erişebilirsiniz. Link için; https://guncelfinans.wordpress.com

Sevgiyle kalın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s