Geçmişten Bugüne “Kadın”

Tarih 1924’ü gösterdiğinde ilk kez kadın ve erkek aynı çatı altında eğitim görmeye başlamıştı.

1926’da, Medeni kanun ile çok eşlilik ortadan kaldırıldı. 1934’te, Anayasa’ya kadınları kapsayacak yeni bir kanun eklendi, Seçme ve Seçilme hakkı… Türk kadınlarına henüz 1934 yılında tanınan bu hak , Avrupa ve Dünya’da gelişmiş ülke olarak belirtebileceğimiz, Fransa’da 1944 yılında , Rönesans’ın doğduğu İtalya’ da 1945 yılında, İsviçre’ de ise 1971 yılında tanındı!

1936’da kadınların çalışma hayatına düzenlemeler getirildi.

1990’da kadının çalışmasını kocasının iznine bağlayan Medeni Kanun iptal edildi.

1993’te Türkiye’nin ilk kadın başbakanı (Tansu Çiller) seçildi.

Ve tarih 16 mart 2019’u gösterirken Beykoz’da bir kültür merkezinde Çanakkale Şehitleri’ni Anma Programı esnasında kadınlar ve erkekler salonda ayrı bölmelerde oturtturulmuştu.

Oysa bu milletin kadınları, Türk milletinin geleceği için kadın-erkek demeden bir arada savaşmamışlar mıydı?

Çanakkale Savaşında ( Nezahat onbaşı, Mücahide Hatice Hanım, Zeynep Çavuş), gerek cephede erkek kılığında ‘Ahmet, Mehmet’ adıyla anılıp şehit düşerken gerekse de yaralanan askerlerimize doktorluk, hemşirelik eden ve henüz 12 yaşındayken Onbaşı rütbesini kazanan Nezahat Onbaşı gibi milletimizin onur kaynağı olan ve milletimizin başında taç gibi taşıması gereken kahraman kadınlarımız olmuştur.

Bu kadınlar, cinsiyet ayrımı yapılmaksızın bu milletin içinde doğup bu toprakları savunabilmek adına şehit düşmüşlerdir.

Biz bu asil kadınların torunları olarak bize bıraktıkları kutsal emanete; doktor, komutan, polis, mühendis ve daha nice meslek gruplarının çatısı altında Doğu-Batı demeden hizmet edip sahip çıkarken, bizim yerimiz, yine bu halkın içinde bir grup karanlık zihniyetin arasında boğulmadan yaşayıp ölmek olmalıdır.

Kadın dediğimiz şey bir cinsellik objesi ya da saklanılması gereken bir kusur değildir. Kadın bir cinsiyettir, her şeyden önce insandır . Hangi ortamda bulunursa bulunsun, nasıl giyinirse giyinsin ve siz ne kadar görmekten kaçarsanız kaçın , bu milletin kadınları tüm benliğiyle sizin çoraklaşmış zihniyetlerinize karşı kendi cephelerinin birer kahraman savaşçıları olarak kalacaktır. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki bu kütlenin bir parçasını ilerletelim öteki parçasını ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin ? Mümkün müdür ki ; bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin.”

Çanakkale’ de ve diğer tüm elim savaşlar da şehit düşen kadınlarımızın ve diğer tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun!

Kevser Kurtsatar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s